Tek kata klima, çok kata merkezi sistem
Kış gelince karşılaşılan en büyük sorundur ısınma... 'Acaba neyle ısınsak daha ekonomik olur?' sorusu merkezi ısıtma yoksa tüm ev ve işyerlerinde gündeme gelir. Kimileri klimayı, kimileri kat kaloriferi ya da sobayı, kimileri infrared ısıtıcıları tercih eder. Peki ama hangi koşullarda hangi sistem daha ekonomik ve kullanışlıdır? İşte bu soruların yanıtlarını almak üzere Dinamik Isı Şirketi'nin sahibi ve EBSO İklimlendirme Meslek Komitesi Üyesi Makine Mühendesi Metin Akdaş'a söyleştik.
Yalıtım konusunda da büyük deneyime sahip olan Akdaş, ısınmadan yalıtım gereğine kadar çeşitli sorumlarımızı yanıtladı...
• Ege ılıman iklimli bir bölge... Burada ısınma problemi özgün koşullarla çözümlenebilir mi? Öneriniz hangi mekânlar için hangi ısınma tarzı olur?
- Isınma yöntemi denince akla hep aynı teknikler geliyor aslında. Farklılık sadece araçlarda... Klasik ısınma süreci, malum soba ile başladı. Fakat teknolojik olarak bu konuda gelinen en son nokta bu işin merkezi sistemle çözüme ulaştırılmasıdır diyebilirim.
Konutlar ister tek katlı, ister çok katlı olsun merkezi sistemli ısıtma, bu işin en ekonomik ve en konforlu olan yöntemidir. Zaten ısınmada önemli olan da daha az harcama ile daha büyük konforu sağlamaktır. Bu yüzden de benim tavsiyem mümkün olan her ortamda merkezi sistemler olacak.
KONUTA GÖRE
• Aileler ısınma tercihlerini, konutlarına göre nasıl yapmalı?
- Merkezi ısıtmanın birçok farklı sistemi var. Klasik kalorifer kazanı, pompa, tesisat ve radyatörlü sistemlerle beraber, örneğin hem yazın hem kışın soğutma ve ısıtmayı beraber başarabilen çözümler üretildi. Mesela 4 dairelilerden başlamak üzere çok birimli binalarda ısıtma sorununu daha çok kalorifer ve radyatör sistemleriyle çözmek yararlı olur. Ama müstakil bir binada tercih klima olmalı. Kısacası çok katlı mekânlarda merkezi sistem, müstakillerde klima daha ekonomiktir.
• Elektrikli ısıtıcılar son dönemlerde ileri teknolojileri sayesinde büyük tasarruf sağladıkları iddiasında bulunuyor. Bunun doğruluk derecesi nedir? Bu tür ısıtıcıları öneriyor musunuz?
- Alternatif olarak infrared ısıtıcılar, konvertörler var ama onlar geçici çözümler. Çünkü sadece o odayı, hatta belli eşyaları ısıtıyorlar. Merkezi sistemde olduğu gibi konforlu ısıtma sağlayamadıkları için enerji tüketimleri de oldukça yüksek aslında. Bir düşünün, ortamı ısıtmak için 1 kilovatlık enerji alıp dışarıya aynı değerde ısı veriyor. Dolayısıyla sürekli kullanım için ben kesinlikle konvertör ya da infrared ısıtıcıları tavsiye etmiyorum.
C.O.P NEDİR?
• Petrol fiyatlarındaki artış ve elektrik ücretinin uzun süre sabit tutulması sonucu klima ile ısınmaya yönelim oldu... Bugünün fiyatlarıyla klima ısıtması, petrol ürünleriyle çalışan kat kaloriferlerinden hala daha ekonomik mi?
- Enerji verimliliğinin ölçüsü C.O.P.'dir. C.O.P., performans katsayısı anlamına gelir. C.O.P. değeri ısıtma kapasitesinin ısıtmada harcadığı elektrik enerjisine bölünmesi ile bulunur. C.O.P.'si 4 olan kondenser sistemler var. Yani içeri 1 kilovatlık elektrik enerjisi aldığında dışarıya 4 kilovatlık enerji veren sistler. Bu sistemler buzdolabı gibi çalışıyor. Buzdolabının arkasındaki ünite sıcaktır ama içi soğuktur. Kondenserin olduğu sıcak bölgeyi dış ortam olarak düşünün, içini de iç ortam. Sistem aynen öyle çalışıyor. Yazın dışarının soğuk enerjisini alıp içeriye veriyor, içerinin sıcak enerjisini ise dışarıya... Kışın ise bunun tam tersini yapıyor. Bu durumda enerji kaynağı olarak sadece elektrik enerjisini kullanmamış oluyor. Ortam ısısını da alıyor. Bu durumda C.O.P. dediğimiz değer 4'lere çıkıyor. 1 kilovat çekip 4 kilovat vermiş oluyor. Dolayısıyla kat kaloriferiyle klimayı kıyaslarsak bu anlamda klimanın kat kaloriferine göre daha ekonomik olduğunu söyleyebilirim. Kişisel olarak ben de klima yerine radyatörlü sistemleri tercih ederim.
YALITIMIN ÖNEMİ
• Binaların yalıtımları ısınmada ne derece önem taşıyor?
- Neyle ısınırsanız ısının ya da serinleyin, bir enerji kaynağı kullanıyorsunuz. Bu, örneğin kalorifer sistemlerinde yakıt olarak petrol türevi ya da kömür oluyor, pompalılar ve klimalı sistemlerde elektrik... Kısacası tüm ısıtıcılar bir enerji almalı ki içeri ısı enerjisi olarak dönebilsin. Türkiye enerji zengini bir ülke değil. Her ne kadar dört bir tarafı enerji kaynakları açısından zengin ülkelerle çevrili olsa da... Türkiye'de birincil enerji tüketimi bakımından dışa bağımlı bir ülke. Öyle ki kullandığımız enerjinin yüzde 75'ini ithal ediyoruz. Böyle baktığımda bizim çok tasarruf etmemiz gerekiyor. Enerjiyi verimli kullanmalıyız. Örneğin Japonya Türkiye'ye göre enerjiyi 4 kat daha verimli kullanıyor. OECD ülkeleri 2 kat verimli tüketiyor, Türkiye ise 1... Yani Türkiye 1 iken Japonya 4 kat daha verimli tüketiyor enerjilerini. Böyle bakınca enerjiyi de çok kötü kullandığımızı söyleyebiliriz. Verimli enerji tekniklerini keşfetmemiz gerekiyor.
YARI YARIYA
• Yalıtımla hangi önlemlerin alınması halinde hangi oranlarda tasarruf sağlanabilir... 100 metre karelik bir konut baz alındığında yalıtım yatırımının getirisi ne olur. Yatırımın kendisini amorti etme süresi nedir?
- Bunlar konuttan konuta değişir tabii... Ama şunu söyleyebilirim: Yalıtım sistemleri 4 tarafı açık müstakil konutlarda ancak 4 yılda amorti ediyor kendini. Ama çok katlı binalarda bir ısıtma sezonunda bile kurtarabiliyor. Çok cazip aslında. Yalıtım konusunu sadece parasal olarak değerlendirmemek de lazım. İnsan sağlığı için en önemli parametrelerden biri konfordur. Doğru yalıtım yapıldığında kişinin konforu da çok artacaktır. Yalıtım yapılmayan bir konutta zaman içinde bağıl nem (havanın taşıyabildiği su buharı) oluşuyor; sıcaklık farkından dolayı. Kışın duvarlarda nem ve küflenme, siyahlaşma, boya döküntüleri vs. oluşuyor. Doğal olarak bu yerler mikrop yuvası haline geliyor. Bu da insan fizyolojisi için sakıncalı bir durum. Onun dışında iyi yalıtım yapılmamış bir odayı istediğiniz kadar ısıtın, insan kendini konforlu hissedemez. Kısacası yalıtım her açıdan büyük önem taşıyor.
Yıllık yalıtım kaybımız 15 milyar doları buluyor
• Türkiye'nin, yalıtım eksikliği yüzünden yıllık kaybı ne kadar?
- 2008 yılında cari açığımız yaklaşık 50 milyar dolardı. Enerji için dışarıya ödediğimiz para ise 48 milyar dolar. Yani Türkiye enerji sorununu çözebilse hiç dış borç yüklenmeyecek. Enerji topraklarımızdan fışkırmadığına göre, mutlaka en yüksek verimde tüketilmeli. Bunun en kolay yolu da yalıtım. İkincisi, enerji tüketen tüm cihazları verimlilik açısından en üst seviyeye çıkarmak. 5 Aralık 2008'de çıkan bir yönetmelik var. İçeriğinde, binalardaki enerji performansı bulunuyor. Her şey A sınıfı olmalı. Türkiye'nin yalıtım potansiyeli yıllık tam 15 milyar dolar. Bütün olarak ele aldığımızda binanın dış kabuğundaki yapı elemanları, duvarlar, çatı, pencereler, döşemeler... Böyle baktığımızda en kritik bölgeler dış duvarlar, arkasından camlar ve çatı gelir. Yeni yasa ve yönetmeliklerine göre yapılacak binalarda yalıtım çok büyük önem kazandı. İyi bir yalıtımla bir binanın yıllık enerji sarfiyatı yüzde 50 aşağıya çekilebilir.
Söyleşi: Müjgan KULLE – Yeni Asır
Anasayfa 




Çatı


